Ağır Vasıta, Treyler ve Üstyapı Zirvesi, Crowne Plaza Asia Kurtköy’de geniş bir katılımla kapılarını açtı. Sektörün geleceğine yön veren dijitalleşme ve otonom teknolojilerin ele alındığı zirve, TREDER Genel Sekreteri Göktan Güçlü’nün hoş geldiniz konuşmasıyla başladı. Zirvenin açılış bölümünde konuşan TREDER Başkanı Seyit Arslan, Türk treyler sektörünün küresel arenadaki gücünü ve gelecek vizyonunu paylaştı.

Zirve-4

Zirvenin açılış konuşmasını TREDER Başkanı Seyit Arslan yaptı

AND Başkanı Salih Kodaman: Türkiye küresel lojistikte çok daha güçlü konuma ulaşabilir
AND Başkanı Salih Kodaman: Türkiye küresel lojistikte çok daha güçlü konuma ulaşabilir
İçeriği Görüntüle

Saygıdeğer meslektaşlarını ve sektör temsilcilerini selamlayarak sözlerine başlayan TREDER Başkanı Seyit Arslan, bugün burada yalnızca bir zirve yapmak için bulunmadıklarını, Türk treyler ve üstyapı sektörünün geleceğine yön vermek için bir araya geldiklerini ifade etti. 2013 yılında atılan bu tohumun bugün sektörün en önemli buluşmalarından biri haline geldiğini belirten Seyit Arslan, bu bayrağı bugüne kadar taşıyan bütün başkanlara, yönetim kurullarına ve emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu. Devraldıkları bayrağı sadece korumakla değil, daha yükseğe dikmekle sorumlu olduklarını vurgulayan Seyit Arslan, meselenin artık yalnızca üretmek, satmak ya da iç pazarda güçlü olmak olmadığını dile getirdi.

Türk treyler sektörü Avrupa'nın en büyük pazarı konumunda

Türkiye’nin bugün Avrupa’nın en büyük treyler pazarı haline geldiğini belirten TREDER Başkanı Seyit Arslan, üretim gücüyle Almanya’nın hemen ardından dünya liginde söz sahibi bir konumda olunduğunu kaydetti. Ürünlerin artık sadece yakın coğrafyalarda değil; kıtalarda, limanlarda, otoyollarda, madenlerde ve lojistik merkezlerinde dünyanın yükünü taşıdığını söyleyen Seyit Arslan, "Bulunduğumuz yer kıymetlidir; ama varacağımız yer burası değildir. Dünya durmuyor. Avrupa kalite standardını yükseltiyor, Çin maliyet avantajıyla pazarlara yükleniyor, Amerika lojistik teknolojilerini yeniden tanımlıyor. Küresel markalar artık yalnızca ürün değil; veri, yazılım, servis ağı, finansman modeli ve marka güveni satıyor. Biz de kendimize şu soruyu sormalıyız: Sadece treyler mi üreteceğiz, yoksa dünyanın taşıma sistemlerine yön veren bir ülke mi olacağız?" şeklinde konuştu.

Gelecek kalite teknoloji ve karakter üzerine kurulacak

Sektörde takip eden değil, takip edilen ülke olmanın yolunun kalite, teknoloji ve karakterden geçtiğini ifade eden TREDER Başkanı Seyit Arslan, kalite olmadan dünya markası olunamayacağını, teknoloji olmadan geleceğin yakalanamayacağını ve karakter olmadan kalıcı başarının kurulamayacağını vurguladı. Sektörün demirin, kaynağın ve alın terinin içinden doğduğunu hatırlatan Seyit Arslan, artık sadece sağlam şase yapmanın veya uygun fiyat vermenin yetmeyeceğini; bugün hafiflik, yakıt verimliliği, karbon ayak izi, dijital takip sistemleri ve elektrikli çekicilerle uyumlu treyler mimarilerinin konuşulduğunu belirtti. Dünyanın "daha akıllı, daha temiz, daha hafif, daha güvenli ve daha izlenebilir üret" dediğini aktaran Seyit Arslan, rekabetin artık bir akıl ve mühendislik rekabeti olduğunu söyledi.

Sanayinin er meydanı dünya rekabetidir

Türk treyler sektörünün rekabetin merkezinde olacak güce sahip olduğunu ifade eden Seyit Arslan, pazar arenasındaki mücadelenin ortak bir paydada buluşması gerektiğini dile getirdi. Dünya arenasına çıkıldığında herkesin soyadının Türkiye olduğunu hatırlatan Seyit Arslan, kalite algısını birlikte yükseltmenin ve Türk malına duyulan güveni büyütmenin zorunluluk olduğunu belirtti. Sanayinin bir er meydanı olduğunu söyleyen Seyit Arslan, "Kırkpınar’da er meydanına çıkan pehlivan, çimin kayganlığından şikâyet etmez. Rakibin gücünden korkmaz. Çünkü bilir ki er meydanı bahaneyi değil, cesareti kabul eder. Fabrika sahası, ihracat pazarı, kalite denetimi ve dünya rekabeti birer er meydanıdır. Bugün Türk treyler sektörü işte bu er meydanındadır" açıklamasında bulundu.

Yeni nesil meslektaşlara dijitalleşme çağrısı

Zirvede genç meslektaşlarına da seslenen TREDER Başkanı Seyit Arslan, onların yalnızca devralan değil, fabrikaları dijitalleştiren ve sürdürülebilirlik vizyonuyla büyüten nesil olacaklarını ifade etti. Yapay zekanın üretim planlamasına girdiğini, dijital ikiz teknolojilerinin ürün geliştirmeyi değiştirdiğini ve veri analitiğinin süreçleri dönüştürdüğünü belirten Seyit Arslan, bu dönüşüme yön verenlerin geleceğin liderleri olacağını söyledi. Zirvenin sektörün kendine ayna tuttuğu bir gün olması gerektiğini kaydeden Seyit Arslan, Ar-Ge gücü, marka değeri ve servis ağı gibi alanlarda kendini sorgulayan sektörlerin büyüyeceğini vurguladı.

İhracatta hedef sadece çok satmak değil değerli satmak

Her yıl dile getirilen 1 milyar dolarlık ihracat hedefinin bir iddianın ifadesi olduğunu belirten Seyit Arslan, asıl meselenin daha çok satmak kadar daha değerli satmak olduğunu ifade etti. Müşterinin "Türk malıysa güvenilirdir" demesini sağlamayı hedeflediklerini söyleyen Seyit Arslan, finansmana erişim ve ham madde dalgalanmaları gibi zorluklara rağmen güçlü sektörlerin zor zamanlarda doğduğunu dile getirdi. Devletin desteği ve sanayicinin cesaretiyle sektörün çok daha güçlü bir noktaya taşınabileceğini belirten Seyit Arslan, kalite, teknoloji, tasarım ve güvenle dünyaya meydan okunması gerektiğini vurgulayarak zirvenin hayırlı olmasını diledi.