Türkiye otomotiv tedarik sanayisi, küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, bölgesel ticaret dinamiklerindeki değişim ve otomotiv endüstrisinde hızlanan teknolojik dönüşümle uluslararası değer zincirindeki stratejik konumunu korumaya devam ediyor. Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, otomotiv tedarik sanayisinin uluslararası rekabet gücünün artırılması ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesi açısından küresel sektör platformlarının kritik bir rol oynadığını belirterek, Automechanika Istanbul’un sektör için stratejik bir buluşma noktası olduğunu söyledi. Birinci, fuarın tedarik sanayisi temsilcilerinin uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurmasına, yeni projeler geliştirmesine ve sektörün dönüşüm başlıklarını küresel ölçekte değerlendirmesine önemli katkı sağladığını ifade etti.

Küresel ölçekte otomotiv üretiminde yaşanan dönüşüm, tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesine ve sektörün teknoloji odaklı yeni bir rekabet dönemine girmesine yol açıyor. Dünya genelinde araç üretimi 2024 yılında yaklaşık 93 milyon olurken, 2025 yılında 96 milyon 438 bine yükselerek sektörün büyüme eğilimini sürdürdüğünü gösteriyor. Avrupa’da 2024 yılında 17 milyon 829 bin adet olarak gerçekleşen üretim, 2025 yılında 17 milyon 567 bin adet seviyesine gerileyerek sınırlı bir daralma yaşandığını ifade eden Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, Türkiye’de ise 2024 yılında 1 milyon 466 bin adet olan araç üretiminin, 2025 yılında 1 milyon 504 bin adet seviyesine ulaştığını ve Türkiye’nin dünyanın en büyük araç üreticileri arasında 11’inci sıradaki konumunu koruduğunu vurguladı. Bu tabloya bakıldığında, geçmişte kazanılmış projelerin ve doğru stratejilerin ne kadar isabetli olduğunu çok net biçimde anladıklarını belirten Birinci, “Sektörümüz esnek üretim kabiliyeti, nitelikli insan kaynağı ve güçlü tedarik altyapısıyla dayanıklılığını korumaya ve ihracattaki güçlü performansımızı sürdürmeye devam ediyor. Otomotiv tedarik sanayi olarak, 2024 yılını 14 milyar 870 milyon dolar ihracatla kapattık. 2025 yılında ise ihracatımızı 15 milyar 800 milyon dolar seviyesine yükselttik. Bu artış, küresel rekabetin ve dönüşüm baskısının yoğunlaştığı bir dönemde Türk tedarik sanayinin dayanıklılığını ve uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu koruduğunu açıkça ortaya koyuyor” dedi.

TAYSAD olarak sektörümüzün kolektif gücünü daha ileriye taşımaya çalışıyoruz

Birinci, TAYSAD’ın temsil gücünün de her geçen yıl arttığını belirterek, “2025 yılında 27 yeni üyemizin katılımıyla üye sayımız 540’ın üzerine çıktı. Bugün TAYSAD olarak, otomotiv tedarik sanayisinin yüzde 85’inden fazlasını temsil eden bir noktadayız. Yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz konferanslar, üye buluşmaları, ortak satın alma projeleri, üniversite–sanayi iş birlikleri ve endüstri yetkinliklerini geliştirme programlarıyla sektörümüzün kolektif gücünü daha ileriye taşımaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Yerlilik oranı sektörümüzün rekabet gücünü belirliyor

Otomotiv tedarik sanayisinin parça üreten bir yapı olmaktan çıkarak, teknoloji ve mobilite çözümü geliştiren bir yapıya dönüştüğüne dikkat çeken Yakup Birinci, “Son dönemde kazanılan projelerin önemli bir kısmının elektrikli ve hibrit araçlara yönelik olması bu dönüşümü açık bir şekilde gösteriyor. Yaşanan dönüşüm, Türkiye otomotiv sanayinde yerlilik oranlarının sektörümüzün rekabet gücünü belirleyen stratejik bir gösterge haline gelmiş olmasında da açıkça görülüyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye otomotiv sanayine baktığımızda, yerlilik oranının sektörümüzün rekabet gücünü belirleyen stratejik bir gösterge olduğunu görüyoruz. Bugün Türkiye’de OEM’lerimizin ortalama yerlilik oranı yaklaşık yüzde 60 seviyesinde. Ticari araç ve otobüs tarafında yerlilik oranımız yüzde 70-75 bandındayken, binek araçta ise yüzde 45-50. Yerli marka ve yeni nesil üretimde, örneğin TOGG’da, bu oran yüzde 76. Buna rağmen güçlü olduğumuz alanlar olsa da hâlâ dışa bağımlı olduğumuz, hiç üretmediğimiz ya da çok sınırlı ürettiğimiz kritik teknoloji ve komponentler de var. Bu boşluğu kapatmak için de TAYSAD olarak, Fark Labs ve Boğaziçi Ventures ile Mobilite Teknolojileri Fonu’nu hayata geçirdik. Batarya teknolojilerinden yapay zekâya, yazılımdan enerji verimliliğine kadar, bugün ithal ettiğimiz ya da yeterince yerli üretemediğimiz alanlarda yerli çözümler doğmasını hızlandıracak bir sanayi dönüşüm platformu olan Mobilite Teknolojileri Fonu’nu, 25 milyon dolar hedef bütçeyle; bugün ithal ettiğimiz ya da yeterince yerli üretemediğimiz alanlarda yerli girişimleri desteklemeyi hedefliyoruz. Mobilite Teknolojileri Fonu bizim için Türkiye otomotiv tedarik sanayisinin yüzde 60’lar seviyesindeki yerlilik eşiğini, daha yüksek katma değerli, daha stratejik ve daha sürdürülebilir bir seviyeye taşımanın en somut araçlarından biri. Biz de TAYSAD olarak, bu dönüşümün mimarı olmak istiyoruz” dedi.

Mobilite teknolojileri fonu ile üyelerimizin yeni nesil teknolojilere yatırımını destekliyoruz

2025 yılında dayanıklılıklarını test ettiklerini, 2026 yılında ise rekabetten çok birlikte değer yaratmaya, teknolojiye, insana ve sürdürülebilirliğe odaklanarak büyümeyi hedeflediklerini açıklayan Yakup Birinci, “2026 yılında gündemimiz çok net. Avrupa Birliği’nin 2030 hedefleri, Made in Europe yaklaşımı ve menşe kurallarına yönelik tartışmalar, tedarik zincirlerinin geleceğini doğrudan etkileyecek. Elektrifikasyon, yazılım odaklı üretim, dijitalleşme ve insan kaynağı bu dönüşümün merkezinde olacak. TAYSAD olarak, bu süreci yön veren bir anlayışla ele alıyoruz. Bu kapsamda Mobilite Teknolojileri Fonu ile üyelerimizin yeni nesil teknolojilere yatırımını destekliyoruz” diye konuştu.

Automechanika Istanbul sektörümüze önemli bir zemin hazırlıyor

Brisa premium segmentte pazar payını artırdı
Brisa premium segmentte pazar payını artırdı
İçeriği Görüntüle

Hedeflerine ulaşmak ve daha da büyümek için uluslararası platformların önemine de değinen TAYSAD Başkanı Yakup Birinci, şu açıklamalarda bulundu: “Bu yıl 25’inci yılını kutlayacak olan Automechanika Istanbul’u, sektörümüz açısından çok kıymetli bir buluşma noktası olarak görüyoruz. Mevcut iş ilişkilerini güçlendirmek, yeni projeler üzerine temaslarda bulunmak ve uluslararası müşterilerle etkileşimi artırmak açısından önemli bir zemin oluşturan Automechanika Istanbul, küresel tedarik zincirindeki gelişmeleri yerinde takip ettiğimiz, sektörümüzün dönüşüm başlıklarını sahada değerlendirdiğimiz ve geleceğe yönelik stratejiler geliştirdiğimiz önemli bir platform niteliği taşıyor. Çeyrek asırlık geçmişiyle otomotiv satış sonrası sektörünün en önemli uluslararası organizasyonlarından biri haline gelen fuar, sektörümüzün etkisini ve önemini uluslararası bir arenada görünür kılıyor. 25 yıldır devam eden bu önemli buluşma, otomotiv satış sonrası sektöründe hem ulusal hem uluslararası düzeyde iş birliklerini güçlendiriyor hem de yeni fırsatların ve projelerin doğmasına katkı sağlıyor. Bu kapsamda 19–22 Mayıs tarihleri arasında Messe Frankfurt Istanbul ve Hannover Fairs Turkey iş birliğiyle Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde ‘Otomotiv satış sonrası pazarına 25 yıllık liderlik’ mottosuyla düzenlenecek Automechanika Istanbul 2026’nın, sektörümüzün küresel pazarlardaki konumunu pekiştirmesine ve sürdürülebilir iş ilişkilerinin gelişmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.”